DIŞAVURUMCU OYUN TERAPİLERİ
TERAPÖTİK HİKAYE ANLATMA
Terapötik Hikaye Anlatma, çocukların altta yatan endişelerini, direnç ve iş birliğine isteksizlik meydana çıkarmadan tanımlamakta çok faydalıdır. En faydalı hikaye anlatma çocuk tarafından gelişi güzel, doğal bir şekilde başlatılan hikayedir, böylelikle psikologlara çocukların iç dünyalarına kuşbakışı bir gözlem fırsatı verir. Araştırmalar, hikayelerin, çocukların içsel motivasyonlarını ve çelişkilerini sözel bir şekilde hayal olarak ortaya çıkarmalarına yaradığı sonucuna varıyor; çocuklar içeriğine kendi karar verdiğinde en değerlisi oluyor; sağaltımın değerlendirilmesinde araçlar açısından da oldukça değerlidir.
Hikayeyi anlatmak için kuklaları kullanmak çocuktan hızlı ilgi temin etmeyi sağlar. Bob Webb çocukların kuklalarla özdeşleşebildiğine, oyun figürüne kendi duygularını yansıtabildiklerine ve çelişkilerini kuklalara yerleştirdiklerini ifade etmiştir. Böylelikle rahatsız edici ya da acı verici duyguların ilk önce kuklaya ‘ait olmasına’ izin verirler. Bu sebeplerle kuklalarla terapötik hikaye anlatımı, sembolik olarak çocukların duygularını, çelişkilerini ve karmaşalarını yansıtıp, farkındalık yaratabilecek etkili bir yöntemdir.
KUKLA TERAPİSİ
Kukla terapileri bireysel kukla terapisi ve aile kukla terapisi olarak iki şekilde yapılır. Bireysel kukla terapisinde çocuğun yaşadığı problemleri ifade etmesi ve çözümlenmesi amaçlanırken, aile kukla terapisinde ise ailenin bir görevi nasıl harekete geçirdiğini, aile bireyleri arasındaki ilgi ve iletişimi görmek öncellikli hedeftir. Aile dinamikleri çözümlenir, ebeveynlik tutumları üzerinde çalışılır ve eş zamanlı olarak çocukların terapisine devam edilir.
SANAT TERAPİSİ
Sanat terapisinde çocuklar, ifade edemedikleri duygularını, düşüncelerini, acı veren yaşantılarını sanat aracılığıyla dile getirirler.
Sanat terapisi çocuğu olumsuz yaşantısıyla daha yumuşak bir şekilde yüzleştirebilir ve çocuğun kendini anlatmak istediği kadarını ortaya koymasına izin verir.
Çocuğun duyguları sembolleştirme becerilerine dayanarak uygulanan bir yöntemdir.Çeşitli resim malzemeleri ve yaratıcılığını kullanabileceği materyaller kullanılarak yapılır. Burada çocuk bilişsel değil bilinçaltı düzeyde sembolize olan bir aktarım sağlar.
KUM OYUNU TERAPİSİ ( Sand PlayTherapy )
1920 lerde Dr.Margaret Lowenfeld tarafındangeliştirilmiştir.Temeli, psikoanalitik teori (Jung) “ özgür çağrışım” anlayışına benzer. Kum Oyunu Terapisinin temel dayanak noktası, ruhun uygun koşullar göz önüne alındığında, kendini iyileştirmek için doğal bir eğilime sahip olmasıdır. Fiziksel yaralar, yararlı koşullar oluşturulduğunda nasıl iyileşirse benzer şekilde, ruhta da korumalı bir ortamda doğal olarak çalışmak üzere serbest bırakıldığında ortaya içgüdüsel bir bilgelik çıkar. Kum Oyunu Terapisinin amacı danışanın iç dünyasını yansıtmak için minyatür kullanımı ve kum tepsisinin içinden ruhunun en derin düzeyde iyileştirici enerjilerini aktive etmektir. Bu sembolik aktivite, özgür ve yaratıcı bir oyun deneyimi ile bilinçsiz süreçlerle daha çok rüya deneyimi gibi ama üç boyutlu formda görünür hale gelir.
Kum Oyunu Terapisi, ilk başta kum ve su oyunu olarak tasarlanmıştır. Minyatürler gelişi güzel şekilde çocuklar tarafından kullanılmıştır. İlk başta çocuklarla kullanılmış ancak şimdilerde yetişkinlerle, çiftlerle ve ailelerle de kullanılmaktadır. Bu alanda, Amerikalı analistlerin üzerinde büyük etkisi olan Dora Kalff olmuştur. Dora Kalff “özgür ve korunan alan” ın, doğuştan olan iyileştirme güçleri, aktarım, tercümeleri, yorumlamaları geciktirmek gibi süreçlerin sembolik dille bilinçdışına bağlandığını düşünmektedir. Yani kumda kullanılan semboller, doğuştan var olan iyileştirici gücümüz sayesinde bilinç ve bilinçaltı arasında köprüyü oluştururlar. Duygular fiziksel şekillerin oluşumunu sağlar ve bilinç- bilinçaltı arasında oluşturulan bu bağ, sembolik olarak yansıdıkça iyileştirici gücün aktive olmasına destek olur.
Kum Oyunu Terapisi, minyatür kullanılarak yapılan sözlü olmayan bir terapi biçimidir. Danışan kuma bir sahne oluşturur. Süreç devam ettikçe, zamanla ruhu yenilenir ve duygusal yaralar iyileşmeye başlar. Çok basit görünen bu yöntem terapist açısından ise en karmaşık terapi yöntemlerinden biridir. Kum Oyunu Terapisi, bilinçsiz bir düzeyde çalışır. Bu Terapi yöntemi, bilinçsiz çalışmaları yönlendirmeye izin verecek şekilde yapılandırılmıştır.
Söze dökülerek yapılan terapiler, sol beyini tedavi eder. Sanat terapisi ise sağ beyinle ilgilidir. Kararlar ve mantık beynin ön korteks bulunur. Kum Tepsisi Terapisinde ise iyileştirici süreç her düzeyde yaşanır. Böylece tüm beyin kullanılır.
Çocuklariçin, Kum Oyunu Terapisi, mükemmel bir terapidir. Çocuklar için yetişkin gibi acı veren şeyler hakkında konuşmak mümkün değildir. Biz onları değiştirmeye yardımcı davranışları üzerinde çalışabilirsiniz ancak iç değişiklik olmadan sağlıklı işleyişini sağlamak zordur.
Klinik Psikolog Özgün Aksakal